geri
ileri
Asırlardan bu yana pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Pamukkale, eşsiz görünümü ve topraklarında barındırdığı tarihin izleriyle Türkiye'nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Termal suları ile pek çok ziyaretçisine şifa veren bu sular, oluşturduğu travertenleri ile adeta görsel bir sölene imza atmaktadır. Beyazlığı ve travertenlerinin pamuksu görünümü ile bu adı alan Pamukkale her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Tarihçe

Kuruluşundan Önce

Vadide Prehistorik Çağa ait buluntu azdır (Obsidyen parçalar).

Plutonium mağarasının etrafında bir kült alanı gelişir.

Hierapolis kentinin kuruluşundan önce bu topraklarda Kydrara Antik Kenti yer almaktadır.

İ.Ö. III. Yüzyıl

Hierapolis Antik Kenti’nin, bölgenin Hellenistik Seleukos Krallığı tarafından yönetildiği bu dönemde kurulduğu sanılmaktadır: Başkentleri Antiokheia Antik Kenti olan Seleukos sülalesinin kabile adları tiyatronun basamaklarına kazınmıştır.

Kent kutsal mağara etrafında gelişen dini geleneklerden dolayı, ‘Kutsal Kent’ anlamına gelen Hierapolis adını almıştır.

Hellenistik Kentin koruyucusu olan Apollon Arkhegetes kültürü bu dönemde gelişir.

İ.Ö. 190

Magnesia Savaşı: Roma ile ittifak yapan Bergama Kralı II. Eumenes, Seleukos sülalesinden Kral III. Antiokhos’u yenilgiye uğratır.

İ.Ö. 188

Suriye’de Apameia Barışı; Toroslara kadar olan küçük Asya toprakları Attalos sülalesinin (Bergama) hakimiyetine verilir, Hierapolis Kenti de Bergama Krallığı içinde yer alır. Hierapolis, Bergama Kralı I. Attalos’un karısı olan Kraliçe Apollonide’nin ölümünden sonra onuruna bir buyruk çıkarır.

Tarihçe

İ.Ö. 133

Bergama Kralı II. Attalos, Hierapolis’in de dahil olduğu topraklarını Roma’ya vasiyet eder. Kent, Kibyra’nın başkentlik ettiği yönetim bölgesi içinde yer alır.

İ.Ö. II. – İ.S. I. Yüzyıllar

Yün üretimi ve kumaş boyacılığına bağlı olarak üretim faaliyetleri gelişir. Strabon (Augustus dönemi) sıcak suyun yün ipliğine boya maddesini sabitleştirici bir etki gösterdiğinden ve kırmızı (pudra kırmızısı) rengin elde edilmesinden, pudradan çok daha ucuza elde edilen bir bitkinin (rubai kökü) kullanıldığından söz eder. Lulius Claudius döneminde (İ.S. I. yüzyılın ilk yarısı) Hierapolis Kenti için önemli bir kişinin onuruna heroon (‘Tonba Bella’ 7) inşa edilir.

İ.S. 60

Nero (Nero Claudius Drusus Germanicus Caesar) (54-68)

Kent, Kolossai ve Laodikeia Kentleri ile birlikte büyük bir deprem sonucunda tahrip olur.

İ.S. 86

Domitianus (Titus Flavius Domitianus) (81-96)

Flavius sülalesi imparatorları isteği doğrultusunda kentte büyük inşaat faaliyetleri başlar: Frontinus Caddesi ve kapılar, Apollon Tapınağı, Tiyatro, Gymnasium, yollar, Flavius Zeuixis mezar anıtı (mezar yazıtında 72 kez Malea Burnu’nu geçerek İtalya’ya gemi ile gittiğinden söz eder) yapılır.

Hadrianus (Traianus Hadrianus Augustus) (117 – 138)

Olasılıkla kenti ziyaret etmiş olan İmparator Hadrianus, yeni imparatorun tahta çıkışını kutlamak amacıyla kentlerin verdikleri bir para olan Aurum Coronarium ‘u Hierapolis Kenti’nden kabul etmemiştir. Bu yüzyıl ve onu izleyen yüzyıl boyunca kentteki ekonomik faaliyetler doruk noktasına ulaşır.

Septimius Severus (Lucius Septimius Severus Pertinax) (193-211)

Kent gelişimini sürdürmektedir. Yüzyıl boyunca nekropoliste ailelerin mezar anıtı inşaatları sürmüştür.

Kente ‘Evrensellik’ ünvanını kazandıran ve çok sayıda şehrin katıldığı Apollon Pytheos onuruna düzenlenen oyunların yanı sıra Olymepia ve Aktia oyunları da düzenlenmektedir.

Hierapolis’te aristokrat bir aileye dahil olan Sofist Antipatros, İmpartor tarafından oğullarını eğitmek ve Yunan dili konuşulan kentlerle yazışmaları yürütmek üzere çağırılır.

Bu dönemde çok sayıda yapı inşa edilir: Tiyatronun sahne binası, Konsül Vekili Quintus Tineius Sacerdos tarafından 210-211 yıllarında tamamlanır.

Caracalla (Marcus Aurelius Antonius) (211-217)

Antipatros, Cacaralla’nın imparator olduktan sonra kardeşi Geta’yı öldürtmesini doğru bulmaz ve karşı çıkar olay, Cacaralla’nın öfkelenmesi ve Antipatros’un ihtarı ile son bulur. Philostratos ‘Sofistlerin Yaşamı’ adlı kitabında Hierapolis’i Asya’nın en mutlu kentlerinden biri olarak tanımlar.

Eliogabalos (Varius Avitus Basianus) (218-222)

İmparatorluk kültü adına Hierapolis’e Neokoros ‘Tapınak Bekçisi’ ünvanı verilir.

Severus Alexander (M. Aurelius Severus Alexander) (222-235)

Kentin kuzey girişine anıtsal Triton Nymphaeum’u inşa edilir.

Tarihçe

İ.S. 352

Bu yıla tarihlenen bir yazıt tiyatronun sahne binasının onarımına işaret eder.

İ.S. IV. Yüzyılın İkinci Yarısı

Tiyatroya Doğu Praefectus Praetorius’u olan Sprategius Musonianus’un (360 yılından sonra) heykeli dikilir.

Yazıtlar depremden büyük zarar gören tiyatronun yeni onarımından söz eder. Agora ise onarım görmez ve yıkılmaya terk edilir.

İ.S. V – VI. Yüzyıllar

Kent Hristiyanlaşır. Hierapolis’te bulunan Havari Philiphus’un mezarı Lohannes’in mezarının Ephesos’ta bulunmasının Ephesos’a sağladığı gibi, kentte Küçük Asya’da bir ayrıcalık sağlar.

V. yüzyıl başlarında Acta Philippi’de, Vipera kültü ile bağlantılı olarak, Hierapolis Ophiorhyme ‘Yılarların Kenti’ olarak geçer; Havari buna karşı büyük bir savaşım vererek kenti önemli bir inanç merkezi haline getirir. Tiyatro terk edilir, kilise inşası hızlanır: Katedral, Aziz Philippus Martyrionu, sütunlu kilise, hamam-kilise inşa edilir. Plutonium hala ziyaret edilmektedir: Iustinianus Döneminde Damascus gibi bazı yazarlar Tanrıça Kybele adına mağaraya girenlerden söz eder.

İ.S. 535

Hierapolis Phrygia Pacatiana Secunda’nın başkenti olur.

İ.S. VII. Yüzyılın I. Yarısı Hareclius (610-641)

Önemli yapıları tahrip eden güçlü bir deprem kente büyük zarar verir.

İ.S. VIII. – X. Yüzyıllar

Deprem sonucu yıkılan kentin üzerine yeni evler yapılır ve artık kent tarımsal bir kimlik kazanır. Eski kiliselerin üzerine küçük şapeller inşa edilir.

Acta Conciliorum’da kente gelen piskoposların adı geçer.

İ.S. 1190

İmparator Fredericus (Kırmızı Sakal) yönetimindeki Haçlılar Hierapolis’e geldiklerinde şehir harabe halindedir, Aziz Havari Philippus adına şehri ‘Cun Crucein Litania Maiore’ diyerek selamlar.

İ.S. XI. – XIII. Yüzyıllar

Düzlüğün batı ucuna kale inşa edilir. Hamam yapıları önemli kişiler için konuk evi olarak kullanılmaktadır.

İ.S. XIII. Yüzyıl

Topraklar Selçuklu Türkleri’nin kontrolüne geçer. Hierapolis terk edilir. Lykos Nehri düzlüğe Laodikeia Kenti’nden getirilen mermerler kullanılarak Akhan Kervansarayı inşa edilir. Denizli Emirliği kurulur.