geri
ileri
Asırlardan bu yana pek çok uygarlığa ev sahipliği yapan Pamukkale, eşsiz görünümü ve topraklarında barındırdığı tarihin izleriyle Türkiye’nin en önemli turizm merkezlerinden biridir. Termal suları ile pek çok ziyaretçisine şifa veren bu sular, oluşturduğu travertenleri ile de adeta görsel bir şölene imza atmaktadır. Beyazlığı ve travertenlerinin pamuksu görünümü ile bu adı alan Pamukkale her yıl milyonlarca yerli ve yabancı turisti ağırlıyor.

Pamukkale

Pamukkale, 'her derde deva' şifalı suları ve travertenleriyle, Türkiye'nin turizm cennetlerinden biri.

Doğa ile tarihin buluştuğu, UNESCO'nun 'Dünya Kültür Mirası Listesi''nde bulunan Pamukkale, Türkiye'de deniz turizmine alternatif merkezlerden biri konumunda. Denizli'nin dünyaya açılan penceresi Pamukkale, travertenlerin sunduğu görsel zenginlikle, yılda 1 milyonun üzerinde yerli ve yabancı turisti misafir ediyor.

Pamukkale'nin binlerce yıldır yerleşim merkezi olmasını sağlayan şifalı termal su, bölgenin dünyaca ünlü beyaz travertenlerinin de hayat kaynağı. Pamukkale'nin hemen yakınındaki Karahayıt ve Gölemezli'deki termal kaynakların romatizma, kalp, mide, damar sertliği, tansiyon ve deri rahatsızlıklarına iyi geldiği ifade ediliyor. Bölgedeki bazı oteller, termal tedavi konusunda eğitim almış uzman personeliyle sağlık turizmine yönelik hizmet veriyor. Pamukkale'deki termal havuz, yaz-kış ısısı değişmeyen 35 derecelik suyuyla bölgeye gelen turistlerin keyifli zaman geçirmesine de imkan sağlıyor.

Antik kent Hierapolis ile iç içe olan Pamukkale, kent merkezine 20 kilometre uzaklıkta. M.Ö. 197 yılında kurulan Hierapolis, Hz. İsa'nın havarilerinden St. Philip'in burada öldürülmesi ve onun adına anıt mezar yaptırılması nedeniyle, inanç turizmi açısından da öne çıkıyor. Yapılan kazılarda bulunan tarihi eserler, Hierapolis Arkeoloji Müzesi'nde sergileniyor.